SPK'ya veya CİMER üzerinden SPK'ya uğranılan zararın tazmini için başvurmuş olanların dikkatine
Başvurunuzun içeriğinde uğranılan zararın giderilmesi veya tazmini açıkça talep edilmişse, bu başvuru 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde öngörülen tam yargı davası öncesi idari başvuru olarak değerlendirilebilir.
İYUK'un "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesine göre, idari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilen kişilerin, eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekir.
Başvurunun kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde dava açma süresi, ret cevabının tebliğini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. İdare 30 gün içinde cevap vermezse başvuru zımnen reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi bu 30 günlük sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlar.
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken husus, daha sonra aynı konuda yeniden CİMER'e veya SPK'ya başvurmanın başlamış olan dava açma süresini kural olarak yeniden başlatmamasıdır.
Danıştay 12. Dairesinin E.2019/267, K.2019/2375 sayılı kararında, CİMER niteliğindeki Başbakanlık İletişim Merkezi üzerinden yapılan ilk başvurunun hukuki sonuç doğurabileceği kabul edilmiş, ancak daha sonraki tekrar başvuruların dava açma süresini yeniden canlandırmayacağı belirtilmiştir. Karar İYUK 11 kapsamında verilmiş olmakla birlikte, dava açma süresinin tekrar tekrar yapılan başvurularla yenilenemeyeceği ve davanın süre aşımı yönünde reddine karar verilecek olması bakımından önemlidir.
Bu nedenle daha önce SPK'ya veya CİMER üzerinden SPK'ya başvurmuş yatırımcıların şu üç tarihi mutlaka tespit etmesi gerekir:
-
İlk tazminat başvurusunun SPK'ya ulaştığı tarih
-
SPK tarafından ret cevabı verilmişse bu cevabın tebliğ tarihi
-
Cevap verilmemişse 30 günlük zımni ret süresinin sona erdiği tarih
Ayrıca ilk başvurunun içeriği mutlaka kontrol edilmelidir. Yalnızca "inceleme yapılmasını", "sorumlular hakkında işlem yapılmasını" veya "bilgi verilmesini" isteyen bir başvuru ile "uğradığım zararın tazmin edilmesini talep ediyorum" şeklindeki başvuru aynı hukuki nitelikte değildir.
Diğer taraftan Fonların tasfiye süresinin 6 aya çıkarılmış olması, İYUK 13 kapsamında başlamış olan dava açma süresini kendiliğinden durdurmaz veya uzatmaz. SPK'nın 20 Eylül 2026 tarihli 2026/62 sayılı kararında değiştirilen süre, yalnızca fonların tasfiye süresidir.
Bu nedenle özellikle Eylül 2026 içinde tazminat talebiyle başvurmuş yatırımcıların tasfiye tamamlanınca dava açarım düşüncesiyle hareket etmeden önce kendi başvuru ve cevap tarihleri üzerinden süre hesabı yaptırmaları önemdir.
Dayanak Kanun Maddesi ve İlgili Danıştay kararı:⬇️
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Doğrudan Doğruya Tam Yargı Davası Açılması başlıklı 13. maddesine göre,
“İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında (Değişik ibare: 7331 - 8.7.2021 / m.3) “otuz” gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir...."
Danıştay 12. Daire, E.2019/267, K.2019/2375 kararına göre,
"...Başbakanlık İletişim Merkezine yapılan başvurunun İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru olduğunun kabulü gerektiği, bu kapsamda davacının dava açma süresi içinde yaptığı 28.04.2017 tarihli başvurusunun dava açma süresini durduracağı açık olmakla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinde isteğin reddi veya reddedilmiş sayılması üzerine dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı öngörüldüğünden, ret cevabının bildirilmesinden veya altmış günün cevapsız geçmesinden sonra aynı konuda yeniden idareye başvurulması, dava açma süresinin ikinci kez durdurulması sonucunu doğurmayacaktır. Kanun, ilgililere sadece bir kez başvurma hakkı tanıdığından, ilk başvurudan sonraki başvuruların sürenin işlemesine etkisi yoktur. Bu kapsamda, davacı tarafından Başbakanlık İletişim Merkezine yaptığı ilk başvurudan sonra, 01.05.2017, 02.05.2017, 05.05.2017, 09.05.2017, 07.06.2017, 03.08.2017, 17.08.2017, 31.10.2017, 16.01.2018, 04.02.2018 tarihlerinde yaptığı başvuruların işlemeye başlayan dava açma süresini canlandırmayacağı açık olduğundan, 19.03.2018 tarihinde açılan davanın süresinde açılmadığı sonucuna varılmıştır...."

